AAK'nın 2025 Faaliyet Raporu, iş dünyasında sürdürülebilirliğin yeni rekabet modelini ortaya koyuyor. Rapora göre, tek bir fabrikanın ya da şirketin dönüşümü başarı için artık yeterli değil. Avrupa Birliği'nin giderek kapsamı genişleyen düzenlemeleri, tedarik zincirlerindeki kırılganlık, iklim kaynaklı riskler ve değişen tüketici beklentileri, şirketleri yeni bir anlayışa yönlendiriyor. Başarı, değer zincirinin tamamının birlikte hareket edebilmesiyle ölçülüyor.

AAK Türkiye Genel Müdürü Ayça Akat Özyıldırım, sürdürülebilirlikte yeni dönemin en önemli değişiminin, şirketlerin tek başına hareket ederek başarıya ulaşmasının artık mümkün olmaması olduğunu belirtiyor. Rapor, sürdürülebilirliği maliyet yaratan bir yükümlülük olarak değil; inovasyonu hızlandıran, tedarik zincirlerini güçlendiren ve müşterilere yeni değer önerileri sunan stratejik bir büyüme alanı olarak ele alıyor.

Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı ve gıda sanayi bu dönüşüm için önemli potansiyele sahip. Özyıldırım, ülkenin sürdürülebilirliği rekabet avantajına dönüştürebilecek güçlü bir üretim ekosistemine sahip olduğunu ifade ederek, geleceğin rekabet alanının yalnızca şirketlerin değil, değer zincirlerin olacağını vurguluyor.