Okula Dönüşte Ebeveyn Kaygıları
Okulların açılmasıyla birlikte ebeveynlerin çocuklarının yaşına göre değişen kaygıları gündeme geliyor. Okul döneminin başlaması çocuklar kadar ebeveynler için de yeni bir süreç başlatırken, yeni sınıflar, öğretmenler, arkadaşlıklar ve artan sorumluluklar farklı yaş gruplarında farklı kaygıları beraberinde getiriyor.
Çocuğun İhtiyacını Doğru Okumak
Psikolog Tuğba Asmazoğlu, Paul Ekman Group'tan Duygusal Zeka, Duygusal Yetkinlikler ve Beceriler ile Doğruluk ve Güvenilirliğin Tespiti eğitimleri almış, Türkiye'de bu eğitimleri verebilen ikinci kişi olarak PEG tarafından akredite edilmiş uzman. Asmazoğlu, ebeveynlerin kendilerine sormalı en temel sorunun "Çocuğumun ihtiyacı ne?" ve "Çocuğum şu anda gelişimsel olarak neye ihtiyaç duyuyor?" olması gerektiğini belirtiyor.
"Her çocuğun ihtiyacı farklıdır" bilgisini vurgulayan Asmazoğlu, şunları söylüyor:
"Çocuğun yaşı, gelişimsel dönemi ve bireysel özellikleri değiştikçe tepkileri, okul sisteminden ve ebeveyninden beklentileri de değişebilmektedir. Her çocuk için farklar olsa da burada değişmeyen ve tüm ebeveynlerin kendine sorması gereken temel soru aslında 'Çocuğumun ihtiyacı ne?' sorusu olmalıdır."
Yaşa Göre Değişen Ebeveyn Rolü
Bir çocuğun okul hayatındaki en önemli desteklerinden biri, ebeveyninin onun gelişimsel ihtiyaçlarını fark edebilmesidir. Asmazoğlu, yaşlara göre ebeveyn tutumunun nasıl şekillenmesi gerektiğine dair örnekler veriyor:
- Okul öncesi dönem: Çocuğun temel ihtiyacı güven olabilir. "Okul çıkışı sizi aynı saatte karşısında bulabilmek" mesajı güveni pekiştirir.
- İlkokul çağı: Mesaj "Bunu kendin de yapabilirsin, ihtiyaç duyduğunda yanındayım" şekline dönüşür.
- Ergenlik dönemi: "Sana alan tanıyorum, sınırlarımız var ve zorlandığında bana gelebilirsin" mesajı ön plana çıkar.
Her Yaşta Temel İhtiyaç: Koşulsuz Sevgi
Asmazoğlu, okulların açılmasını çocuğun gelişimiyle dönen ilişkiyi yeniden değerlendirme fırsatı olarak görüyor. Okula dönüş döneminde çocuklara verilecek en değerli şeyin kusursuz bir okul yılı beklentisi değil, sağlıklı bir ilişki ortamı olduğunu vurguluyor:
"Çocuklarımıza verebileceğimiz en değerli şey, hata yapabilecekleri, zorlanabilecekleri ve buna rağmen her zaman sevildikleri ve değerli hissettirildikleri, ilişkilerinin güvende olduğunu fark edebildikleri bir ortam yaratmaktır."
Duyguları Küçümsemeden Sınır Koymak
Okul öncesi dönemde çocuklarda ayrılıkla ilgili kaygılar görülebiliyor. Bu kaygılar genellikle okula gitmemek için fiziksel sebepler öne sürme, okula bırakılırken ağlama ve öfkeli tavırlar şeklinde kendini gösteriyor.
Bu dönemde ebeveynin tutacağı en doğru yol, çocuğun yaşadığı durumu ve duygusunu yok saymadan ya da küçümsemeden, duygusunu adlandırarak eşlik etmesidir. Ebeveynler, duygulara eşlik ederken karşılıklı güveni pekiştiren, net ve tutarlı söylemler ve davranışlar sergilemelidir.






