Duru Gıda'nın Sürdürülebilirlik Stratejisi

16 Ekim Dünya Gıda Günü'nün 2026 teması olan "Bugün yenilik yap, yarını besle", gıda sistemlerinin geleceğinde inovasyonun önemine dikkat çekmektedir. Duru Gıda, yerli tohumların yeniden üretimine kazandırılmasından sürdürülebilir tarım uygulamalarına, yenilenebilir enerji kullanımından değişen tüketici ihtiyaçlarına yönelik ürün geliştirmeye kadar pek çok alanda yenilikçi yaklaşımlar benimsemektedir.

Dünya Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu raporuna göre, 2025'te dünyada 645 milyon insan açlıkla karşı karşıya kalırken 2,69 milyar insan sağlıklı beslenmeye ekonomik olarak erişememektedir. Çatışmalar, ekonomik istikrarsızlıklar ve iklim kaynaklı riskler tarım ve gıda sistemleri üzerindeki baskıyı artırırken; doğal kaynakları verimli kullanan, değişen iklim koşullarına uyum sağlayan ve erişilebilir, besleyici gıdayı destekleyen modellere duyulan ihtiyaç artmaktadır.

Ahmet Buğdayı Projesi: 2 Bin Yıllık Genetik Mirasın Yeniden Canlandırılması

Duru Gıda'nın sürdürülebilir tarım alanındaki çalışmalarının merkezinde, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi işbirliğiyle 2018 yılında başlatılan Ahmet Buğdayı Projesi yer almaktadır. Anadolu'nun 2 bin yıllık genetik mirasını taşıyan Ahmet Buğdayı'nı yeniden üretime kazandırmayı amaçlayan proje kapsamında yürütülen Ar-Ge ve ıslah çalışmaları tamamlanmıştır.

Yapılan çalışmalar sonucunda kuraklığa toleranslı, kıraç arazilerde yetişebilen yerli buğday tohumları geliştirilmiştir. Deneme ekimlerinde dekara 800-850 kilogram verim sağlayan Ahmet Buğdayı, daha az su ihtiyacıyla iklim değişikliğine uyum sağlayabilen tarımsal üretim açısından önemli bir potansiyel ortaya koymaktadır.

Su ihtiyacının azalması üretim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlarken yerli tohumların yeniden üretime kazandırılması, çiftçi gelirlerinin artırılması ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesi açısından da önem taşımaktadır. Duru Gıda, sözleşmeli üretim modeli ve üniversite-sanayi işbirliğiyle bu yaklaşımı destekleyerek yerli genetik kaynakların korunmasını ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasını hedeflemektedir.

Bulgur: Geleneksel Beslenmenin Modern Yorumu

Gıda üretiminde sürdürülebilirlik kadar besin değeri ve tüketim alışkanlıkları da önem kazanmaktadır. Bitki bazlı beslenmeye yönelik ilginin artması, geleneksel tahılların ve bakliyatların beslenmedeki rolünü yeniden gündeme taşımaktadır.

Yüksek lif ve bitkisel protein içeriği, düşük yağ oranı ve farklı yemeklerde kullanılabilmesiyle öne çıkan bulgur, hem besleyici hem de çok yönlü bir gıda alternatifi sunmaktadır. Duru Gıda, yerli ve yüksek kaliteli bulgurluk buğday çeşitlerinin geliştirilmesini desteklerken Türk bulgurunun uluslararası pazarlardaki katma değerini artırmaya da odaklanmaktadır.

Şirket, bulguru geleneksel mutfak kültürünün bir parçası olmasının yanında farklı ülkelerin beslenme alışkanlıklarına uyum sağlayabilen, pratik ve besleyici bir tahıl olarak konumlandırmayı amaçlamaktadır.

Yenilenebilir Enerji ile Üretim Verimliliği

Duru Gıda, sürdürülebilirlik çalışmalarını tarımsal üretimin yanı sıra enerji verimliliği ve üretim teknolojileriyle de desteklemektedir. Şirket, 2020 ve 2022 yıllarında iki etap halinde güneş panelleri yatırımı gerçekleştirerek elektrik tüketiminin yüzde 58'ini güneş enerjisinden sağlamaya başlamıştır.