Diyarbakır'ın Tarihi Mirası Sanat Aracılığıyla Sergilendi
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Diyarbakır Kültür Yolu Festivali'nin ikinci günü, kentin binlerce yıllık geçmişini sanatın farklı disiplinleriyle bir araya getirdi. Diyarbakır'ın tarihi ve kültürel değerleri, sergiler, tiyatro oyunları ve söyleşiler aracılığıyla ziyaretçilere sunuldu.
"Gabriel'e Vefa" Sergisinde Arkeolojik Mirasın İzleri
Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Kültür Sanat Evi'nde açılan "Gabriel'e Vefa" sergisi, Fransız arkeolog ve akademisyen Albert Louis Gabriel'in şehrin tarihi mirasını belgeleme çalışmalarını ziyaretçilere sundu. Gabriel'in 1932 yılında Diyarbakır'a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında kentin tarihi dokusunu kayıt altına aldığı araştırmalar sergide yer aldı.
Gabriel'in çalışmaları, özellikle Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmasına giden süreçte kentin kültürel değerlerinin tanınmasında rol oynadı. Sergide, farklı yönleriyle bu kültürel mirasa ışık tutuldu.
Tiyatro Oyunlarıyla Farklı Hikayeler Sahnelenmiş
Festivalde, müzikalden şiirsel anlatıma ve dönem komedisine kadar uzanan üç farklı tiyatro yapımı sergilenmiştir:
- "Öteki Ankara Müzikali": Diyarbakır Devlet Tiyatrosu Orhan Asena Sahnesi'nde sergilenen bu yapım, yarım kalmış bir aşk hikayesinin çevresinde gelişen olaylarla karakterlerin umutlarını ve yaşam mücadelelerini sahneye taşıdı.
- "Kendi Gök Kubbemiz": Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi Oda Tiyatrosu Sahnesi'nde gösterildi. Yahya Kemal Beyatlı'nın şiirlerinden hareketle sahnelenen bu yapımda, edebiyat ve tiyatro bir araya geldi. Beyatlı ve Sömnez Atasoy tarafından kaleme alınan, Okday Korunan yönetimindeki oyununda eski ile yeni, Doğu ile Batı, vatan ve İstanbul sevgisi gibi temalar işlendi.
- "Yalancının Mumu": Kayapınar Kültür Merkezi Sahnesi'nde sergilenen bu yapım, Osmanlı döneminde Hüdai Efendi ve Efdal Efendi'nin Üftade'ye duydukları aşk etrafında gelişen olayları konu aldı. Turgay Yıldız tarafından yazılan oyun, Yeşilçam atmosferini çağrıştıran eğlenceli bir anlatımla izleyici karşısına çıktı.
Diyarbakır'ın 12 Bin Yıllık Tarihi Anlatıldı
"Taşın, Mekanın ve Zamanın Şehri" başlıklı söyleşide, Diyarbakır'ın yaklaşık 12 bin yıllık geçmişi ele alındı. Sedat Büyükpamukçu, "Zamanın İzinde Diyarbakır" çalışmasından hareketle şehrin tarihsel dönüşümünü görsel malzemeler ve metinler üzerinden aktardı. Söyleşide, geçmişten bugüne uzanan kültürel birikimin şehir kimliğinin oluşumundaki yeri vurgulandı.
Geleneksel Üretim Tekniklerinin Yaşatılması
Festival kapsamında, İpek Dokuma Atölyesi'nde geleneksel üretim teknikleri katılımcılar tarafından deneyimlenme fırsatı bulundu.






