Yaz aylarında güneş etkisinin artmasıyla birlikte cilt lekeleri en sık karşılaşılan dermatolojik sorunlar arasında yer alıyor. Ancak lekeler yalnızca plajda geçirilen saatlerin sonucu değil. Günlük yaşamda maruz kalınan ultraviyole (UV) ışınları, görünür mavi ışık, yüksek ortam sıcaklığı ve uzun süreli ekran kullanımı da özellikle leke oluşumuna yatkın kişilerde ciltte renk düzensizliklerini tetikleyebiliyor.
Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Caf, güneş lekelerinin oluşumunu önlemenin tedavi etmekten çok daha kolay olduğunu vurgulayarak, en az SPF 50 koruma faktörüne sahip geniş spektrumlu ürünlerin tercih edilmesini önerdi. Koruyucunun etkili olabilmesi için dışarı çıkmadan yaklaşık 30 dakika önce uygulanması, yeterli miktarda kullanılması ve her 2-3 saatte bir yenilenmeası gerektiğini belirten Dr. Caf, terleme, yüzme veya havuz sonrasında ise beklemeden tekrar uygulanması gerektiğini söyledi. Özellikle leke eğiliminde olan bireylerde demir oksit içeren renkli güneş koruyucuların görünür ışığa karşı ek koruma sağladığını ifade etti.
Güneşten korunmanın yalnızca dışarıdan uygulanan ürünlerle sınırlı olmadığını vurgulayan uzman, sabah rutinine eklenecek C vitamini ve ferulik asit gibi antioksidanların serbest radikal oluşumunu azaltarak cildin doğal savunmasını güçlendirdiğini belirtti. Son yıllardaki bilimsel çalışmalar ise ağızdan kullanılan bazı bitkisel desteklerin de güneş hasarına karşı koruyucu etkiler gösterebildiğini ortaya koymaktadır.






