Elon Musk'ın Neuralink projesiyle yeniden gündeme gelen beyin-bilgisayar arayüzlerine ilişkin açıklamalar yapan Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, bu teknolojinin yeni olmadığını vurguladı. Prof. Dr. Tarlacı, beyin ile bilgisayar arasında iletişim kurma fikrinin onlarca yıldır araştırıldığını, sosyal medyada sanki bu teknoloji ilk kez Neuralink ile ortaya çıkmış gibi bir algı oluştuğunu ifade etti.

Beynin düşündüğümüz, hareket ettiğimiz, hissettiğimiz ya da karar verdiğimiz her an elektriksel sinyaller ürettiğini hatırlatan Prof. Dr. Tarlacı, bu sinyallerin 1920'li yıllardan beri EEG yöntemiyle kaydedilebildiğini, 1970'li ve 1980'li yıllarda yapılan çalışmalarla beynin belirli bölgelerindeki sinir hücrelerinin belirli hareketlerle ilişkili olduğunun ortaya konduğunu belirtti. Böylece ilk kez niyet ile hareket arasındaki bağlantı bilimsel olarak çözümlenmeye başlandı.

Beyin-bilgisayar arayüzü teknolojisinin özellikle ALS hastaları, omurilik felci geçiren kişiler ve ağır felç tabloları yaşayan hastalar için geliştirildiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarlacı, teknolojinin amacının hareket edemeyen kişilerin yalnızca düşüncelerini kullanarak dış dünyayla iletişim kurabilmesini sağlamak olduğunu açıkladı. Örneğin, hasta kolunu hareket ettiremese bile beyninde "bardağa uzanma" niyeti oluştuğunda bilgisayar bu sinyali tanıyarak bir robot kolunu harekete geçirebiliyor. Prof. Dr. Tarlacı ayrıca çiple yabancı dil öğrenmenin veya insan beynini uzaktan kontrol etmenin bugünkü bilimsel bilgilerle mümkün olmadığını vurgulayarak yanlış algılara karşı bilimsel gerçekleri ortaya koydü.