Son dönemde sosyal medyada yaygınlaşan ayna çalışmasının popüler bir pratik haline geldiğini belirten Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, bunun standart bir tedavi yöntemi olmadığını söylüyor. Tunçel, ayna çalışmasının klinik psikolojide kendi başına değil, daha çok öz-şefkat, maruz bırakma ve bilişsel yeniden yapılandırma süreçleriyle ilişkili yönleri üzerinden değerlendirildiğini belirtiyor.

Ayna çalışmasının etkisinin kişiden kişiye değişebileceğine dikkat çeken psikolog, özsaygısı düşük kişilerde "ben değerliyim" gibi ifadelerin ters etki yaratabilir. Çünkü kişi içsel olarak buna inanmadığında bilişsel çelişki oluşur ve rahatsızlık artabilir. Yoğun depresyon, travma sonrası stres belirtileri ve beden algı bozukluğu yaşayan kişilerde ayna çalışmasının tetikleyici olabileceğini vurgulayan Tunçel, bu yöntemin uzman desteği olmadan uygulanmasının her zaman doğru olmadığını ifade ediyor.

Tunçel'e göre, olumlamalarla ilgili araştırmalar öz-şefkat düzeyi yüksek bireylerde bu uygulamaların stres azaltabilir ve motivasyonu artırabileceğini gösteriyor. Ancak beden algısı sorunları, sosyal kaygı, travma öyküsü ve yüksek öz-eleştiri yaşayan kişilerde ayna, kaçınma tepkisi doğurabilir. Psikolog, en etkili yaklaşımın gerçekçi ve süreç odaklı olumlamalar olduğunu aktarıyor.