Avrupa Birliği Ücret Şeffaflığı Yönergesi kapsamında, üye ülkelerin düzenlemeyi ulusal hukuklarına aktarması için tanınan süre Haziran 2026'da doluyor. Bu uygulama ile Avrupa iş dünyasında ücret politikaları daha ölçülebilir ve denetlenebilir bir alana taşınıyor.

Yönergeye göre, en az 100 çalışanı olan işverenler kadın ve erkek çalışanlar arasındaki ücret farklarına ilişkin düzenli raporlama yapmak zorunda olacak. Adaylara işe alım sürecinde ücret aralığı bilgisi verilmesi, çalışanların benzer rollerdeki ortalama ücret seviyelerine erişebilmesi ve büyük ölçekli şirketlerin cinsiyete dayalı ücret farklarını raporlaması, düzenlemenin başlıca hükümleri arasında yer alıyor. İşverenler geçerli bir nedene dayanmayan yüzde 5 ve üzeri cinsiyete dayalı ücret farklarında, çalışan temsilcileriyle birlikte ücret değerlendirmesi yapması gerekecek.

Türkiye'de doğrudan bir yasal zorunluluk olmasa da, Avrupa ile çalışan veya global örgütlerin parçası olan şirketler bu uygulamalara kayıtsız kalamayacak. Yeni dönemde başarılı olabilmek için şirketlerin ücret bantlarını, rol seviyelerini, terfi kriterlerini ve performans değerlendirme süreçlerini şimdiden adil, tutarlı ve açıklanabilir bir yapıya kavuşturması gerekmektedir.