Yenidoğan sarılığı, yaşamın ilk günlerinde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olarak görülüyor. Bebeğin cildinde ve göz aklarında sararma ile kendini gösteren bu durum, çoğu zaman fizyolojik nedenlere bağlı olarak gelişiyor ve kısa sürede kendiliğinden düzeliyor. Ancak bazı bebeklerde bilirubin düzeyinin hızla yükselmesi, beyin ve işitme sinirlerinde kalıcı hasara yol açabilen kernikterus tablosuna neden olabiliyor.

Sarılık, kırmızı kan hücrelerinin parçalanması sonucu ortaya çıkan bilirubinin karaciğer tarafından yeterince hızlı işlenememesi nedeniyle gelişiyor. Yenidoğan döneminde bilirubini işleyen karaciğer enzim sistemi henüz tam olarak olgunlaşmadığından, bilirubin kanda birikerek ciltte ve göz aklarında sararmaya neden olabiliyor. Sarılık genellikle önce yüz ve göz aklarında başlıyor, bilirubin seviyesi yükseldikçe sararma gövdeye, kollara ve bacaklara doğru yayılıyor.

Bebeğin ilk günlerinden itibaren sık ve yeterli beslenmesi büyük önem taşıyor. Özellikle anne sütü ile düzenli beslenme, bilirubinin bağırsaklardan tekrar kana geçmesini azaltarak vücuttan atılımını kolaylaştırıyor. İlk 24 saat içinde başlayan sarılık, bebeğin yeterince emememesi, sık kusma, aşırı uyku hali, sarılığın bacaklara kadar yayılması, kilo kaybı ve sarılığın 2 haftadan uzun sürmesi gibi belirtiler görüldüğünde mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.