Bain & Company'nin "Sürdürülebilir Değer Yaratma 2026" araştırmasına göre, şirketlerin başarısı büyüme tek başına değil, istikrarlı bir şekilde sermaye maliyetinin üzerinde getiri üretmesi ve gelirlerini enflasyonun üzerinde büyütmesi ile ölçülüyor. 2 bin halka açık şirket üzerinde yapılan araştırmada, 2025 yılında küresel şirketlerin yüzde 39'u her iki şartı aynı anda sağlayabildi. Ancak bu başarıyı uzun vadede sürdürenler çok daha az: son 10 yılın en az 8'inde bu performansı koruyabilenlerin oranı yüzde 10'da, 10 yıl boyunca kesintisiz değer yaratabilenlerin oranı ise yüzde 0,4'te kalıyor.
Araştırma, uzun vadeli istikrarlı performans gösteren şirketlerin son 10 yıldaki ortalama yıllık hissedar getirisinin yüzde 16 olduğunu ortaya koyuyor. Bu kriterleri karşılayamayan diğer şirketlerin getirisinin yüzde 8 olması, finansal piyasaların uzun vadeli istikrarı iki kat daha fazla ödüllendirdiğini gösteriyor.
Türkiye'de incelenen 140 halka açık şirketten yalnızca yüzde 11'i (her dokuz şirketten biri) uzun vadeli ve sistematik değer yaratmayı başarabiliyor. Türk şirketleri arasında yüzde 39'u sermaye maliyetini aşan getiri sağlarken, yüzde 24'ü reel büyüme kaydediyor. Türkiye'nin yüzde 11'lik performansı Avrupa ortalaması olan yüzde 8'in üzerinde yer alsa da, Amerika kıtasının yüzde 14'ü ve küresel rakiplerin gerisinde kalıyor.





