Meme kanseri cerrahisinde yaklaşım değişimi

Meme kanseri tedavisinde artık yalnızca hastalığı kontrol altına almak değil, hastaların yaşam kalitesini korumak da büyük önem taşıyor. Ameliyat sonrasında kolun rahatça hareket ettirilebilmesi, giyinmede ve günlük aktivitelerde zorluk yaşanmaması hastalara doğrudan etki ediyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, koltuk altındaki lenf bezlerinin geniş kapsamlı cerrahi müdahale ile çıkarılmasının bazı hastalarda kol şişliğine, ağrıya ve omuz hareketlerinde kısıtlılığa neden olabileceğine dikkat çekerek, yeni araştırmalar sayesinde farklı bir yolun açıldığını vurguluyor.

Geleneksel yöntemden uzaklaşma

Meme kanseri ameliyatlarında uzun yıllardır uygulanan yöntemlerin değişmeye başladığını ifade eden Prof. Dr. Yıldırım, geçmişte meme kanserinin koltuk altındaki lenf bezlerine yayıldığı tespit edildiğinde, diğer lenf bezlerinin de sıklıkla çıkarıldığını belirtiyor.

Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, her hastanın bu kadar geniş bir ameliyata ihtiyaç duymadığını gösteriyor. Beş Avrupa ülkesinde yaklaşık üç bin hastanın katılımıyla yürütülen SENOMAC çalışması, uygun hastalarda daha sınırlı cerrahiyle başarılı sonuçlar elde edilebileceğine ilişkin önemli kanıtlar sunuyor.

Bekçi lenf bezleri ve yeni anlayış

Meme kanserinin yayılımını değerlendirmek için öncelikle 'bekçi lenf bezleri' olarak adlandırılan lenf düğümlerinin incelenmesi gerektiğini açıklayan Prof. Dr. Yıldırım, "Bekçi lenf bezleri, kanser hücrelerinin memeden ayrıldığında ilk ulaşabileceği lenf bezleridir" diyor.

Ameliyat sırasında bu bezler çıkarılarak kanser hücresi bulunup bulunmadığı araştırılıyor. Geçmişte bu bezlerde kanser saptandığında, koltuk altındaki diğer lenf bezleri de çoğunlukla çıkarılıyordu. Ancak yeni bilimsel bulgular, bunun her hasta için gerekli olmadığını gösteriyor.

SENOMAC çalışmasının bulguları

SENOMAC çalışmasında, bir veya iki bekçi lenf bezinde kanser yayılımı saptanan hastalarda koltuk altındaki diğer lenf bezlerinin çıkarılmasının gerekli olup olmadığı araştırıldı. Hem meme koruyucu cerrahi uygulanan hem de memesi tamamen alınan hastalar değerlendirmeye dahil edildi.

Sonuçlar, uygun hastalarda bu ek cerrahi işlem yapılmadan da hastalığın kontrol altında tutulabileceğini gösterdi.

Gereksiz cerrahinin riskleri

Koltuk altındaki lenf bezlerinin geniş şekilde çıkarılmasının bazı hastalarda kalıcı sorunlara yol açabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Yıldırım, lenf bezlerinin alınmasından sonra kolda lenfödem adı verilen şişlik gelişebileceğini belirtiyor.

Bazı hastalar kolunu kaldırırken, saçını tarken veya günlük işlerini yaparken zorlanabiliyor. Gereksiz cerrahi müdahalelerden kaçınmak, bu tür sorunların görülme riskini azaltabiliyor. Böylece hastaların hareket kabiliyeti ve yaşam kalitesi daha iyi korunabiliyor.