Bulut hizmetlerinde veri mevzuatı açısından kritik olan sunucunun hangi ülkede tutulduğu; özellikle kamu, finans, enerji, sağlık ve savunma gibi düzenlemeye tabi sektörlerde veri güvenliği ve uyum için önemlidir. Ancak dijital egemenlik bundan öte gider. Platform üzerindeki karar ve müdahale yetkisinin kimde olduğu, operasyonun nereden yürütüldüğü, şifreleme anahtarlarının nerede yönetildiği ve sağlayıcının hangi ülkenin hukuku altında olduğu da egemenliğin belirleyici unsurlarıdır.

Avrupa Komisyonu'nun Egemen Bulut Çerçevesi, bulut hizmetlerini stratejik egemenlik, hukuk ve yargı yetkisi, veri ve yapay zeka, operasyon, tedarik zinciri, teknoloji, güvenlik ve çevresel sürdürülebilirlik olmak üzere sekiz kategori üzerinden değerlendiriyor. Türkiye'de gündeme gelen yerel bulut alanları (local zones) gecikmeyi azaltıp veriyi yakında işlerse de, birçok modelde başka ülkedeki ana sunucu merkezinin coğrafi uzantısıdırlar. Bu durumda iş yükü ve uygulama verisi ulusal sınırlar içinde kalsa bile, kimlik yönetimi, kaynak kontrol, politika belirleme, anahtar yönetimi ve izleme yurt dışına bağımlı olabilir.

Egemenliğin gerçek sınaması, ana sunucu merkezi ile bağlantı kesildiğinde ortaya çıkar. Kurumun yeni kaynak oluşturabilmesi, uygulamaları yönetebilmesi, güvenlik politikasını belirleyebilmesi ve şifreleme anahtarlarını kontrol edebilmesi gerekir. Aksi takdirde yalnızca veri düzlemi yerelleşmiş, kontrol düzlemi ise uzakta kalmış olur. Dijital egemenlik, ihtiyaç anında karar ve müdahale yetkisinin ülke içinde bulunmasıdır.